Ayın
Sözleri
 
 
 
  Ayın
Bültenleri
 
 
 
  Çocuğa Dair
Sormak İstedikleriniz ?
 




AYIN BÜLTENLERI


1.ÇOCUKTA SORUMLULUK DUYGUSUINU GELİŞTİRME


Tüm anne babalar ve eğitimciler, çocukların sorumluluk sahibi birer insan olarak yetişmesini ister ve onları sorumluluk kazandırmanın yollarını ararlar. Sorumluluk alırken çocukluk dönemlerinden başlayarak çocuğun yaşına, cinsiyetine ve gelişim düzeyine uygun görevler vermekle başlar. Sorumluluk insanın yaşına değer vermek, insanlara ve insanlığa yararlı olmak, başkalarına ve kendi öz varlığına saygılı olmak, başarı ve mutluluğa ulaşmaya çaba göstermek üzere biçimlenmelidir.

Sorumluluk Zamanla Öğrenilir
Kuşkusuz çocuklar sorumluluk duygusuyla doğmazlar. Ancak sorumluluk sahibi olmayı öğrenme, pek çok kişinin sandığından daha çabuk başlar. Denilebilir ki çocuğun doğduğu andan itibaren çevresinde sezinlediği olaylar, anne-babanın ona karşı gösterdiği özen ve bakım, sorumluluklarını yerine getiriş biçimi onda ilk etkileri oluşturur. Unutmamalıdır ki ”çocuk, yaşadığını öğrenir.”
Kız çocuğun bebek oyununda, bir bakıma sahip olduğu sorumluluğun belirtileni görebiliriz. Ana babası sevecen ve fedakar olan çocuklar, oyuncak bebeklerine aynı biçimde davranırlar. Onların bu tutumları gerçek bir anne baba oldukları zamanda sürdürmeleri olasıdır.

Sorumluluğun Kazanılmasında Sevginin Payı
Çocuğun fizyolojik gereksinimleri dışında başka gereksinimleri de vardır. Bunlar: Sevgi, Güven , ve Etkinlikte bulunma gereksinimleridir. Sevginin eksikliği halinde çocukta pek çok sorunlar görüldüğü, yetersizliklerin ve olumsuz tutumların ortaya çıktığı bilinmektedir. Başlangıçta önemsiz fakat giderek daha büyük önem taşıyan konularda sorumluluklarını yüklenebilen bir kişilik geliştirebilmesi için çocuğun daha küçük yaşlarda köklü bir sevecenlik ve iyilik duygusu kazanmış olması gerekir. Çocuk sevgiyi eğer sevgi dolu bir bakım ve eğitim görmüşse öğrenebilir. Sorumluluklarını bilen kişiler sevme yeteneğine sahip olan kişilerdir.

Sorumluluk Kazanma Seçme Hakkının Tanınması
Çocuğa sorumluluk eğitimi vermede ona seçme hakkının tanınması büyük bir önem taşır. Yani çok küçük yaştan başlayarak bir çocuğa seçme hakkının tanınmasıyla sorumluluk kazandırma eğitimi verdirebilirler. Ancak bu konu ilk başta görüldüğü kadar basit ve yalın değildir.
Çocuğa seçme hakkının tanınması ve bir konuda sorumluluğun ona bırakılması birbirinden farklı derecedeki sorumluluklardır. Seçme hakkından söz edildiği zaman anlatılmak istenen sınırlı bir sorumluluk vermektir. Yani çocuğa bir kaç şıktan birini seçme hakkının verilmesidir. Söz hakkının tanınmasıyla bir konuda tüm sorumluluğun kendine bırakılmasıdır. Bu sorumlulukların çocuğa tanınmasında belirleyici etkenler, çocuğun yaşı ve seçim konusudur.
İki yaşında bir çocuğa süt içip içmeyeceği değil, bir bardak mı yarım bardak mı süt içmek istediği sorulabilir. Buna karşın üç yaşındaki bir çocuğa portakal suyu mu, elma suyu mu istediği sorulabilir. Altı yaşında bir çocuk sabah kahvaltısında yiyeceği yumurtanın rafadan mı yoksa katı mı olacağına karar verebilir. Burada anlatılmak istenen kendinle ilişkin konularda sorumluluk taşıdığı dır. Bunu da basit seçimlerde bulundurarak sağlamak olasıdır. O yalnızca verilen emirleri ve yaptırımları uygulayan biri değildir. Kendi yaşamıyla ilgili konularda söz sahibidir de.
Çocuğa aynı özgürlük giyim konusunda eda uygulanır ve ona seçim hakkı verilebilir. Onun için uygun ve elverişli birkaç örnek belirlenir ve çocuğun seçim yapması istenilebilir.
Harçlık konusunda çocuğa seçme hakkının tanındığı ve hatta tüm sorumluluğu kendisine bırakıldığı bir eğitim aracıdır. Harçlık çocuğun ileriki hayatında para sorumluluğunu kazanmasında yardımcı olabilecek bir kullanım özgürlüğü getirir. Gerekli olan harçlığını:yol parası, yemek, okul masrafları gibi zorunlu harcamaları içine alacak biçimde ayrıntılarıyla düşünülerek belirlenmesi ve çocuğun bu paylaşmayı yapmayı öğrenmesini sağlamaktır. Çocuğun ilerleyen yaşıyla orantılı olarak harçlık, yeni sorumluluklar da yüklenerek arttırılır. Eğlence ve giyim giderleri ilkokul çağından daha büyük çocuklara denetimi bırakılabilecek giderler arasında varsayılabilir. Çocuk kendisine haftalık olarak verilen harçlığı bilinçli bir biçimde kullanmıyor ve tümünü bir iki gün içinde bitirip parasız kalıyorsa geçici bir süre için bu para kendisine üç günlük herçlıklar halinde verilip bir kullanım kolaylığı getirilebilir. Ancak harçlık konusu çocuk üzerinde bir baskı ve ödüllendirme aracı olarak kullanılmamalıdır. Çocuk öfke anlarında harçlığın kesilmesiyle korkutulmamalı. Memnuniyet anlarında harçlığın arttırılacağı vaat edilmemeli.

Sorumluluk Kazandırma Zamanı
Çocuk tüm sorumlulukları kazandırma yolunda kısa ve küçük adımlarla ilerler. Her yaşın ve her çağın kendine özgün sorumluluk çeşitleri vardır.
Çocuğa belli bir sorumluluğu kazandırmak için en elverişliği çağ, hangi yaşta olursa olsun onun herhangi bir işi kendiliğinden yapmaya istekli ve hazır olduğu andır.
Çocuk bir sorumluluğu yüklenmeye istek gösterdiğinde, anababa ve öğretmen ona gerekli olanağı tanımalı ve özendirmeli. Bu elbiselerini giyerken yapılan basit bir kollarını kaldırma bile olsa beğeni ve taktirle karşılanmalı , çocuk bu çabasından dolayı övülmelidir.
Sorumluluk alanında çocuğun engellenmesi, onu sorumluluklarından uzak tutulması kadar, sorumluluk kazanma yolunda yapılacak aşırı zorlama ve yüklemelerde olumsuz sonuçlara neden olurlar. İzlenmesi gereken doğru yol çocuktan yaşının gereğini beklemektir.
Yaşı ve cinsiyeti ne olursa olsun çocuğa önemli olduğunu hissetirmek, onun gerek kişilik gelişimi, gerekse insan insana ilişkileri açısından etkilidir.
Dilediği gibi giyinen, giysisini seçen, dilediği resimleri yapan, yemeğini baskısız bir şekilde yiyen, hareketlerine katı sınırlar getirilmeyen, kişiliğine saygı gösterildiğini gören ve kendini özgürce ifade edebilen çocuk “ben değerliyim “ diye düşünür. Çocuğun önemli ve değerli olduğunu hissetmesi onu yeni atılımlara ve başarılara götürür.

Çocuklara Sorumluluk Kazandırılmada Bazı Temel Kurallar
· Çocuğunuza sevildiğini, istendiğini ve sizin için önemli olduğunu hissetiriniz
· Bilinçli sevgi ve sevecenliğin çocukları şımartabileceğini düşünmeyiniz.
· Çocuklara iyi davranınız ve yumuşak bir sesle konuşunuz.
· Fizyolojik ve tensel gereksinimlerinin karşılanmasını geciktirmeyiniz.
· Bebeklik çağı içinde isteklerine uyunuz. Bu onu sizin isteklerinize uymasını sağlayacaktır.
· Çocuğun sizlere yardımcı olmak ve bağımsız olarak bir işi yapmak için gösterdiği belirtileri gözden kaçırmayınız. Onu bu girişimlere özendiriniz.
· Çocuğun bu deneyimlerinde elde ettiği bu sonuçları kırıcı bir biçimde eleştirmeyiniz. Onun girişim isteğini kırmadan yapacağınız yapıcı yönlendirmelerle daha iyi sonuçları elde etmesini sağlayabilirsiniz.
· Çocuğunuzun daha büyük ve önemli sorumluluklar yüklenmeye istekli ve hazır olduğu zamanları kollayınız. Bu sorumlulukları yüklenebilmesi için gerekli olan elverişli ortamı hazırlayınız.
· Ona inandığınızı ve güvendiğinizi belli ediniz.
· Çocuğunuza başarabileceği işler verip, ulaşabileceği amaçlar gösteriniz.
· Ceza vermektense özendiriniz. Gösterilen başarıyı olduğu kadar harcana çabayı da övünüz. Sonuçlar sizi doyurmasa bile yapılabilecek olanın en iyisi olmasa bile, yapabilmek için elden geldiğince harcanan çaba, çocukta sorumluluk bilincinin geliştiğini gösterir.
· Belirli bir hatayı sürekli olarak yapan çocuğu sürekli olarak cezalandırmayın. Bunun nedenini araştırıp sorununu çözümlemeye uğraşın.
· Uygulayamayacağınız bir cezayı hiçbir zaman bir baskı, bir korku aracı olarak kullanmayınız. Uyarmalar zaman zaman gereklidir. Çocuğun sezgileri son derece güçlüdür. Yalancı övgüleri çabuk anlar.
· Yapılması istediğiniz şeyler karşılığında mükafat vaat etmeyiniz. Bu bir rüşvettir.Yarardan çok zarar getirir.
· Çocuğunuza inanınız, güveniniz. Ondan iyi şeyler bekleyiniz ki iyi davranış göresiniz.
· Çocuğunuza suçluluk duygusuna kapılmadan hata yapabilme olanağı tanıyınız. En önemli şeyin bir iş yapmak için çaba harcamak olduğunu her fırsatta belirtiniz. Sırası geldiğinde kendi hata ve yanlışlarınızı göstermekten kaçınmayınız.
·
 




:: Çigdem Çocuk Yuvaları :: 2007-2008 Eğitim Dönemi